Biliyoruz ki hiç bir tüketici durup dururken reklamları seyretmez ancak; günümüzde artık bir çok mecra yoluyla reklamlarla karşı karşıya kalmak kaçınılmaz. Burada reklamcıya düşen görev bir vurucu etki yaratarak tüketiciyi tavlayarak bu şekilde kişi(hedef kitle) kendiyle ürünü özdeşleştirip, o ürüne sempati duymasını sağlayarak adeta ihtiyaçlarına tercüman olma hissini vermektir. Bunu yaparken de tüketiciyle duygusal bir bağ kurmak gerekir tıpkı Bosch’un reklamları gibi.
Bosch markası ürünlerinin hayatı kolaylaştırdığını vurgulayan reklamlar yapıyor örneğin Bosch araştrmacıları soğutucularda en çok kullanılan gözün meyve ve sebzelik olduğunu ortaya çıkarmış buna karşılık her dört kadından biri de bel ağrısı sorunu yaşadığını göz ardı etmeyen Bosch; en çok kullanılan sebzelik gözünü kol hizzasına getirerek bir soğutucu modeli tasarlamıştır buradanda görmüş oluyoruz ki Bosch markası hedef kitle olan bayanların hislerine tercüman olarak tüketiciyi anlıyor. Altıncı Duyu reklam ajansı ise Bosch No- Frost Kombi soğutucu reklamını “duyarlı bir eş” üzerinden yürüterek hamile bir kadının ihtiyaçları üzerinden“Hayatı kolaylaştıran ve insanlara güvenebilecekleri çözümler sunan ayrıntılar Bosch’ta” mesajını veriyor ve “Yaşam için Teknoloji”sloganına bağlı kalıyor. Bu durumun Bosch’un markasına değer kattığını düşünerek ve hedef kitle olan tüketicin zihnin de olmak istediği yerde kendinden emin bir şekilde durduğuna inanıyorum çünkü tüketicinin istek ve ihtiyaçları göz önünde bulunduruluyor.
